
Taliban’ın 2021 yılında Afganistan‘da yönetimi ele geçirmesinden bu yana Pakistan ile Kabil arasında devam eden sınır gerilimi, düzenlenen son hava saldırılarıyla birlikte yeni bir boyuta taşındı. Şubat ayında haftalar süren çatışmaların ardından gelen bu son askeri harekat, bölgedeki kırılgan güvenlik ortamını bir kez daha sarsarken, iki başkentten art arda sert açıklamalar geldi.
TALİBAN: ONLARCA SİVİL HAYATINI KAYBETTİ
Taliban yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada, Pakistan’ın doğudaki üç vilayete yönelik düzenlediği hava saldırılarında büyük sivil kayıplar yaşandığı duyuruldu. Saldırılarda onlarca sivilin öldüğü veya yaralandığı belirtilirken, Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, askeri harekatı en sert dille kınadı. Mücahid, Pakistan’ın düzenlediği sınır ötesi operasyonu “korkakça bir saldırganlık eylemi” olarak tanımlayarak, topraklarında militan barındırdıklarına dair iddiaları bir kez daha kesin bir dille reddetti.
PAKİSTAN: HEDEFİMİZ KARAÇİ SALDIRISININ FAİLLERİYDİ
İslamabad cephesi ise operasyonun haklı gerekçelere dayandığını ve doğrudan terör unsurlarını hedef aldığını savundu. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, askeri harekatın, hafta sonu Karaçi kentinde meydana gelen ölümcül saldırıdan sorumlu tuttukları gruba yönelik yapıldığını açıkladı. Pakistanlı yetkililer, Afganistan’ın doğusundaki militan sığınaklarına düzenlenen hava saldırılarında en az 25 teröristin etkisiz hâle getirildiğini duyurdu.
Tarar, son operasyonun Pakistan Talibanı’nın (TTP) ayrılıkçı bir kolu olan Cemaat-ül-Ahrar ve İslamabad’ın “Fitne el-Haric” olarak adlandırdığı grupların sınır ötesindeki güvenli sığınaklarını yok etmeyi amaçladığını vurguladı.
MİSİLLEMEYİ TETİKLEYEN KARAÇİ SALDIRISI
Pakistan’ın hava saldırılarına gerekçe gösterdiği Karaçi saldırısı, ülkenin güneyindeki liman kentinde paramiliter Ranger birliklerinin bölgesel karargahına yapılmıştı. Silahlı ve patlayıcılarla donanmış militanların düzenlediği baskında üç asker hayatını kaybetmişti. Güvenlik güçleriyle çıkan çatışmada üç saldırgan öldürülürken, askerî yetkililerin “Afgan uyruklu” olduğunu tespit ettiği yaralı bir saldırgan sağ olarak ele geçirilmişti. Söz konusu kanlı saldırının sorumluluğunu, cumartesi gecesi yaptığı açıklamayla Cemaat-ül-Ahrar örgütü üstlenmişti.
MART AYINDAKİ ATEŞKES KISA SÜRDÜ
Son yıllarda sınır güvenliği ve terör örgütlerinin barınma alanları konusunda sık sık karşı karşıya gelen komşu ülkeler, artan çatışmaların ardından mart ayında bir ateşkes konusunda uzlaşmaya varmıştı. Ancak bu anlaşmaya rağmen sınır hattındaki aralıklı saldırılar durmadı. Afgan yetkililerin verilerine göre, haziran ayında Pakistan tarafından gerçekleştirilen saldırılarda da 13 kişi yaşamını yitirmişti.
İslamabad yönetimi, Orta Doğu’daki gerilimlerin çözümünde arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışırken, kendi iç güvenliğini sağlamak ve militanlarla mücadele etmek için Afganistan’a yönelik bu tür sınır ötesi müdahalelerin “gerekli” olduğunun altını çizmeye devam ediyor.


Yorumlar kapalı.